Kayıtlar

Gizli Tarihler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Toprağın Fısıltısı ve Taşın Belleği: Pamphylia’dan Lykia Eşiğine Bir Bakış

Resim
Öyle topraklar vardır ki; üzerinde yürürken sadece zemine değil, binyılların birikmiş yorgunluğuna ve görkemine basarsınız. Zaman, bu coğrafyada takvimlerin dar sınırlarını aşmış; sütunlu caddelerin gölgesine ve mermerin soğuk ama mağrur dokusuna sinmiştir. Rotayı Pamphylia’nın rasyonel kentlerinden Lykia’nın mistik yamaçlarına kırdığımızda; bizi karşılayan şey bir gezi değil, taşın ve suyun zamana karşı verdiği o sessiz ama muazzam meydan okumaydı. Bir tarihçi ve mitoloji tutkunu olarak bu sefer; antik dünyanın lojistik, felsefi ve estetik şifrelerini yerinde çözmek, toprağın derinliklerinden gelen o kadim nefesi bizzat solumaktı. Düden Şelalesi ve Konyaaltı: Suyun ve taşın diyalektiği   Yolculuğumuzun giriş cümlesini, Antalya’nın o görkemli falezlerinden denize dökülen Aşağı Düden yazdı. Pamphylia ovasının gizemli damarlarından süzülüp gelen o hırçın nehir, yaklaşık 40 metreden Akdeniz’in lacivert derinliğine kendini bırakırken; antik insan dimağının bu doğa olayına neden "ilah...

Troas Yollarında Bir Tarihçi: Tenedos’tan Assos’a Bizim Epopemiz

Resim
  Hani o meşhur ifadeyle "coğrafya kaderdir" deriz ya; biz tarihçiler için bu topraklar aynı zamanda sarsılmaz bir "hafızadır". Bu kadim rotada adımlamak, bir mitoloji tutkunu için sadece göz alıcı manzaraları seyretmek değil; Homeros’un heksametron dizeleriyle antik kentin dilsiz taşları arasında bir nevi dertleşmektir. Her durak, antik dünyanın o hırslı, dindar ve felsefeye aşık ruhunu fısıldayan devasa birer kütüphane gibi yükselir karşımızda. Bu ara tatilde, o bildik heyecan ve hiç eksilmeyen bir keşif arzusuyla yeniden düştük yollara. Yolculuğumuzun ilk durağı, vatan kalbinin attığı Çanakkale Şehitliği ve Tarihi Gelibolu Yarımadası oldu; ailecek o manevi iklimi soluduktan sonra Asya’nın bağrına, rüzgarın yurdu Geyikli’ye düştü yolumuz. Stratejik konumu ve gezi rotamıza olan yakınlığı sebebiyle tercih ettiğimiz otelimize yerleştiğimizde, özlediğimiz topraklardaki hikayemiz de asıl o an, o iyot kokusuyla başladı. Tenedos ve Troya: Destanın En Güçlü Halkaları   Hi...

Tarihin Kayıp Şehirleri: Efsane mi, Gerçek mi?

Resim
Kayıp Şehirler: Efsane mi, Gerçek mi? Tarih, unutulmuş medeniyetler ve kaybolmuş şehirlerle dolu. Kimi sular altında kalmış, kimi çöl kumlarına gömülmüş, kimisi de bir efsane mi yoksa gerçek mi olduğu bile bilinmeden dilden dile dolaşmış. Peki, gerçekten haritalardan silinen bu şehirler bir zamanlar var mıydı, yoksa sadece hayal gücümüzün bir ürünü mü? Gel, birlikte bu gizemi çözelim! Atlantis: Platon’un Büyük Sırrı Atlantis dendiğinde aklına ne geliyor? Devasa tapınaklar, altın sokaklar ve inanılmaz bir teknolojiye sahip bir uygarlık mı? Eğer öyleyse, yalnız değilsin. Çünkü bu efsane, binlerce yıldır insanları büyülemeye devam ediyor. Platon’un anlattığına göre Atlantis, büyük bir felaket sonucu bir gecede denizin dibine gömülmüş. Fakat nerede olduğu konusu tam bir muamma. Kimisi onun Santorini’de, kimisi Cebelitarık Boğazı’nın ötesinde, kimisi de Atlantik Okyanusu’nun derinliklerinde olduğunu düşünüyor. Şimdiye kadar Atlantis bulundu mu? Hayır. Ama hâlâ arayanlar var ve kim bilir, be...