Troas Yollarında Bir Tarihçi: Tenedos’tan Assos’a Bizim Epopemiz
Hani o meşhur ifadeyle "coğrafya kaderdir" deriz ya; biz tarihçiler için bu topraklar aynı zamanda sarsılmaz bir "hafızadır". Bu kadim rotada adımlamak, bir mitoloji tutkunu için sadece göz alıcı manzaraları seyretmek değil; Homeros’un heksametron dizeleriyle antik kentin dilsiz taşları arasında bir nevi dertleşmektir. Her durak, antik dünyanın o hırslı, dindar ve felsefeye aşık ruhunu fısıldayan devasa birer kütüphane gibi yükselir karşımızda. Bu ara tatilde, o bildik heyecan ve hiç eksilmeyen bir keşif arzusuyla yeniden düştük yollara. Yolculuğumuzun ilk durağı, vatan kalbinin attığı Çanakkale Şehitliği ve Tarihi Gelibolu Yarımadası oldu; ailecek o manevi iklimi soluduktan sonra Asya’nın bağrına, rüzgarın yurdu Geyikli’ye düştü yolumuz. Stratejik konumu ve gezi rotamıza olan yakınlığı sebebiyle tercih ettiğimiz otelimize yerleştiğimizde, özlediğimiz topraklardaki hikayemiz de asıl o an, o iyot kokusuyla başladı. Tenedos ve Troya: Destanın En Güçlü Halkaları Hi...